SEVDAMRASULE

SEVDAM RASULE
Kurucuya Ulaş
Selamun Aleyküm
Yorum İstek ve Eleştirileriniz İçin, Sitenin Üst Menüsünden Bize Yazın, İsimli Butonlarımızı Kullanabilirsiniz
Selam ve Dua İle...

SevdamRasule

Allah Rizka Kefildir







Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:
Ezelde rızıkların üzerlerine, kime ait olduğu yazılmıştır. Bir kimse Hindistan’da, Afganistan’da veya Bağdat’ta olabilir. Allahü teâlâ bizi yaratmadan önce rızkımızı yarattı, sonra bizi yarattı. Onun için, dünyada en ahmak insan, rızkı için endişe duyandır; çünkü rızkın kefili Allahü teâlâdır. Peygamber efendimiz de, (Rızkın için üzülme! Takdir edilen rızkın seni bulur) buyuruyor.

Afrika’da insanlar açlıktan ölüyor, başka yerde kazadan, diğer bir yerde zelzeleden ölüyor. Oradakileri öldüren kıtlık, kuraklık, buradakileri öldüren kaza, deprem ve benzerleri, birer sebeptir. Gerçek olan odur ki, rızkı biten ölür. Kimse kimsenin rızkını yiyemez, hiç kimse de rızkını bitirmeden ölmez.

İsmail Fakirullah hazretleri, çocuk yaşta bir talebesini çeşmeye, su almaya gönderir. Çocuk oraya gider; fakat bakar ki, arkadaşları oyun oynuyor. Testiyi bırakır, başlar onlarla koşup oynamaya. Aradan iki saat geçer, çocuk su getireceğini hatırlar, eyvah, yandım der. Alır testiyi, gider suyu doldurur, gelir; fakat gelince kendisinden daha büyük olan diğer arkadaşları, (Sen nasıl hocamızı bekletirsin) diyerek onu döverler. Yapmayın, etmeyin, vurmayın derken, Fakirullah hazretleri gürültüye gelir, ne oluyor diye sorar. Çocuklar, (Efendim, bu edepsiz tam iki saat oyuna dalmış, suyu geç getirdi, o yüzden onu haşlıyorduk) derler.

Mübarek zat buyurur ki:
(Dokunmayın çocuğa! Allahü teâlâ ezelde herkesin rızkını ayırmış ve üzerine ismini yazmıştır. Bu arkadaşınız çeşmeye gittiğinde, bize ait olan su daha yoldaydı, o bizim rızkımızı bekledi. Allahü teâlâ bir gaflet verdi, unutturdu. Ne zaman bizim su çeşmeye geldi, o zaman hatırlattı. Dolayısıyla, o gittiği zaman dolduramazdı; çünkü o rızık bize ait değildi. Hiç kimse bir başkasının rızkını yiyemez.)

Bütün üzüntüler, dertler, sıkıntılar, hepsi bu dünyada kalacak, ahirete gitmeyecektir; ama sevgi, muhabbet bu dünyadan bizimle beraber ahirete gidecektir. İki zıt şey bir arada bulunmaz, yan yana gelmez. Dünyayla ahiret birbirinin zıddıdır. Bu yüzden, neyi tercih ettiğimize, neyi sevdiğimize çok dikkat etmeliyiz. Nasibi olan, aklı olan, elbette ahireti tercih eder, dinimizin emir ve yasaklarına severek uyar. Bu sevgiyle de dünyadan imanla ayrılır, ebedi Cennet nimetlerine kavuşur.

Bu dinin esası, gönül kırmamak ve müminlerin arasını bulmaktır. Sen haklısın, sen haksızsın demek kolaydır; ama bu makbul değildir. Çünkü haksız olanın kalbi kırılır, adı yalancıya, kötüye çıkar. Bir mümin, bir mümin kardeşine bunu yapamaz. Makbul olan, haksız olana gerekirse kendi malından verip, bu iki müminin arasını bulmaktır.

 



KATAGORİ KATAGORİ KATAGORİ KATAGORİ KATAGORİ KATAGORİ
Allah C.C. Hazretleri Esmaül Hüsna Sahabeler Oruç Hac Kurban
Zekat Abdest - Gusül 32 Farz 54 Farz İmanın Şartları İslamın Şartları
Kelime-i Tevhid Salavat-ı Şerif Bayram Mesajları Ashab-ı Kiram Dört Halife Dönemi Hanım Sahabeler
Cennetle Müjdelenenler Kutubbi Sitte Siyer - i Nebi Kuran Tevsiri Kuran'da Peygamberler Peygamberimizin Sünnetleri
Kuran Mucizeleri İslam Büyükleri Namaz Sureleri Mübarek Geceler Dua Mekke
Medine Fıkıh
Cennet Cehennem
Yaratılış
Kıyamet
Ahiret
Şeytan
Cihad Mezhepler Cuma Günü Haram - Helal
Sağlık Şifalı Bitkiler
İlginç Bilgiler İslamda Tesettür İslamda Aile İslamda Kadın
Hanımlar İçin Eşlere Tavsiyeler
Mahrem Konular Sorular Cevaplar Batıl İnançlar Yemek Tarifleri
Görgü Kuralları İslami Buluşlar
İslami Sözlük İslami Çocuk İsimleri Çocuklara Bilgiler Çocuk Terbiyesi
Osmanlı Tarihi Bilgisayar & İnternet Spor Hava Durumu Ülkemiz Atasözleri