Ailede Gorgu Kurallari

Sual:
Toplumlarda yazılı olmayan birer kanun hükmünde olan görgü kurallarının önemi hakkında bilgi verir misiniz? Türk aile yapısında görgü kuralları nasıldır?
Ailede görgü kuralları
CEVAP
Görgü kuralları; toplumların inanç, eğitim, ekonomik güç, teknolojik seviye, örf ve âdetlerine göre farklılıklar gösterir
Dünyadaki toplumların görgü kuralları, değişik olabildiği gibi, zamanın geçmesi ve teknolojik ilerlemeler de bazı görgü kurallarını kaldırıp, yerlerine yenilerinin konulmasına sebep olur
Görgüden maksat; bir toplumdaki insanların birbiriyle münasebetlerinde olgun, medeni davranışlar içinde bulunarak, fert ve toplumun huzurunu, rahatını temin eder
Ayrıca bunlar, çok sık karşılaşılan günlük işlerde bir nizam ve intizamın hakim olmasını sağlar
Böylece toplum, belli bir rahatlığa kavuşur
Türkler, Müslüman olmadan önceki hayatlarında görgüye çok önem vermişlerdir
Obalardan meydana gelen göçebe Türk boyları, beşeri münasebetlerini organize eden seviyeli ve ciddi görgü kuralları geliştirmişlerdir
Diğer bir adı töre olan bu davranışlar, örf ve âdetler olarak toplumda uyulan kurallardır
Uymayanlar çeşitli cezalara çarptırılırdı
Müslüman olduktan sonra, eski inanışlarının yanı sıra, görgülerinden dinimize uygun olmayan tarafları da bırakarak uygun olan davranış şekilleri almışlar, uygun olanlarını ise dinin verdiği aşk ve şevkle iyice pekiştirmişlerdir
Bu bakımdan milletimiz arasında yakın zamana kadar bu kurallar, âdeta yazılı olmayan birer kanun hüviyetini muhafaza etmiştir
Böylece seviyeli, huzurlu ve sistemli bir toplum hayatı yaşanmıştır
Bugün milletimizin çocuklarına büyük bir ihtimamla öğrettiği görgü kurallarının çoğu, asırlar öncesinden gelmektedir
Bunlar kısaca şöyledir:
Türk ailesinde evin reisi babadır
Aile fertleri babanın verdiği kararlara uyar ve onun arzu ve isteklerini yerine getirir
Anne, ailenin en saygıya layık varlığıdır
Evin iç düzeni ondan sorulur
Çocuklar, her zaman şefkat ile bakılır, iyi yetişmeleri için itina edilir
Dede ve ninelerin de beraber olduğu ailelerde, onların söz hakkı ve kararları daha önce gelir
Görgünün esasını büyüklere saygı ve itaat, küçüklere şefkat ve merhamet teşkil eder
Bu bakımdan her görgü kuralı bu temele göre şekillenmiştir
Evde küçükler büyüklerin yanında daima edepli bulunur
Yanlarına izin alarak girer ve çıkarlar, kendilerine söyleneni dikkatle dinlerler
Büyüklerin sözüne izin almadan karışmazlar ve sözü lüzumsuz yere uzatmazlar
Kendilerine hitap edildiğinde, “Buyurun efendim” diye karşılık verirler
Ana babanın yatak odalarına, kapıyı vurup izin almadan girmezler
Kardeşler, birbirine bağlı ve saygılıdır
Abi, abla şefkatle doludur, kendilerini küçükler karşısında mesul hissederler
Küçükler de büyük kardeşlerine hürmet gösterir, onların isteklerini yerine getirirler
Onların sözlerini dikkatle dinleyip peki efendim, baş üstüne diyerek cevap verirler
Birbirinin eşya ve oyuncaklarını izinsiz kullanmazlar
Kendilerinde olanlardan birbirine ikram ederler
Kimseyi rahatsız etmez, gürültü çıkarmazlar
Misafirliğe gitmeden önce ev sahibine haber verilir
Kararlaştırılan gün ve saatte gidilir
Evine girerken, kapının zilini çalarak veya seslenerek, izin istenir! İzin üç defa olur
İlkinde ses verilmezse, bir dakika kadar sonra, ikinci defa da ses çıkmazsa, üçüncü defa zile basmalı, yine ses yoksa, 4 rekat namaz kılacak kadar bekledikten sonra gitmelidir! Kapı aralanırsa, aradığını sormadan önce, kendini tanıtmalıdır
Evde ev sahibinin gösterdiği yere oturulur
Eşyalar, tablolar, kütüphanedeki kitaplar izinsiz kullanılmaz
Ne ikram ederse, severek kabul edilir
Ev sahibinin o günkü hâline göre, üzüntü veya sevincine ortak olunur
Onun hoşlandığı konulardan konuşulur
Çok fazla oturulmaz
Evin içinin döşenişi, eşyaların yeri ve durumu tenkit edilmez
Giderken izin istenir, teşekkür edilir, dua etmesi istenir ve bize de buyurun denilir


